Bu nasıl final !?

Çarşamba akşamı malumunuz Süper Kupa final maçı vardı.

Türkiye Süper Lig Şampiyonu Başakşehir ile Türkiye Kupası Şampiyonu Trabzonspor, İstanbul’da karşı karşıya geldi. Müsabaka Trabzonspor’un 2-1’lik üstünlüğü ile sona erdi ve kupanın sahibi oldu.

Maç öncesinde “adı üstünde final, bu maç izlenir” diyerek geçtim TV karşısına…

Maç durgun başladı. İki takımın da sanki oynamaya niyeti yoktu.

“Bitse de gitsek” havasındalardı.

Müsabaka zaten zorlu hava koşulları altında oynandı. Karla karışık yağmur, daha sonra kar, fırtına, soğuk hava… Herşey vardı.

Müsabaka Olimpiyat Stadı’nda oynandı. Meşhur soğuğu ile bilinen bu statta, Şampiyonlar Ligi finali oynansa bile, çok da tercih edilen bir stadyum değildir.

Neyse gelelim maça…

Maçı izlerken daha ilk dakikalardan sıkılmaya başladım. Gerçekten iki takımın da futbol oynamaya niyeti yoktu. Hele bir de müsabakanın hakemini daha 10. dakikada yüzde bir milyonluk penaltıyı vermeyince maçın tadı iyice kaçtı. “Bu hakemle bu maç bitmez” dedim.

Gözünün önünde olan pozisyonu görmeyen, VAR’a gitmeye tenezzül etmeyen bir hakeme nasıl final maçı emanet edilir bilemiyorum. Ya da VAR’daki hakem neden çağırmadı orta hakemi o da ayrı bir konu. Ayrıca VAR’ın başında da Kayserili hakem Abdulkadir Bitigen vardı.

Daha ilk 10 dakikada soğudum maçı izlemekten.

Kısacası orta hakem maç boyunca yönetimiyle, bu maçın hakemi olmadığını gösterdi.

Ayrı bir konu da spikerler…

Kupa maçlarının yayıncı kuruluşu, final maçına özel olarak 2 spikerle müsabakayı anlattırdı.

Ama ne anlatım.

Sanki final maçı değil de belgesel anlatıyor arkadaşlar.

Ne heyecan var, ne de istek…

Spiker dediğin pozisyonsuz maçta bile anlatımıyla izleyiciyi ekrana kilitler.

Türkiye Kupası yayıncı kuruluşunun spiker kadrosunda acilen değişikliğe gitmesi gerektiği kanaatindeyim.

Yani adı final olan ama heyecanın ve seyir zevkinin çok çok uzağında kalan bu maç, Türk Futbolu’nun en iyi özeti oldu. Sadece bu maç özelinde de konuşmak yanlış. Ligimizde çoğu maçta kalitesiz bir futbol var. Bizim ligin en üst düzey maçı bile, Avrupa’daki orta düzeydeki bir maçın verdiği zevki vermiyor.

Türkiye’de futbol, sertliğe dayalı bir oyun. Hiçbir maçta akan bir oyun yok.

Bir dakika içerisinde en az 5 defa düdük sesi duyulur. Hakemler en ufak müdahaleye düdük çalar. Oyunu durdurmak alışkanlık haline gelmiş. Tamam faul varsa durdursun, ama oyun kuralları içerisinde olan pozisyonlar da bile faul çalmak alışkanlık olmuş. Oyuncular desen her pozisyonda kendini yere atma, hakemi aldatma derdinde. Kimsenin kana kan, dişe diş mücadele etme azmi yok.  

Ben şahsen bizim ligde oynanan futboldan zevk almıyorum.

Avrupa liglerinde futbol maçı izlediğin zaman gerçek futbolu izlediğini anlıyorsun.

Ama bizim liglerimizde hele ki bazı maçlar insanı kanser edecek derecede sıkıcı oluyor.

Çünkü sahaya futbol oynamak için değil, sadece ve sadece “kazanmak” için çıkıyoruz.

Sonu ne olursa olsun kazanalım zihniyeti hakim…

Ben “güzel futbol” taraftarıyım. Hangi takım olursa olsun. Güzel futbol candır…

Muhammed Kösedağ
Latest posts by Muhammed Kösedağ (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa Dön!