En fazla ölürsünüz!

PANDEMİ bizden çok şey aldı götürdü.

En çok da insanlığımızı… Öyle ki pandeminin yaşandığı son bir yılda “yalnız ölümlerin” sayısını hatırlayamaz olduk.

Öyle ki, evlatların annelerini, babalarını hastane köşelerine terk edip, günlerce arayıp sormadığına tanık olduk, öyle ki evlerinde aylardır neredeyse “hapis hayatı” yaşayanların seslerine kulaklarımızı tıkadık.

Pandeminin ilk dönemlerinde, koronavirüse yakalananların hastane acillerinde nasıl terk edildiğini hatırlayın. Özellikle yaşlı hastalar… İstedikleri bir bardak su sağlık görevlilerinin insafına kalmış…

Allah’tan o kötü süreçte sağlık çalışanları iyi bir sınav verdi. Ki halâ da aynı sınavı veriyorlar.

Ama; sorunlar da yok değil; hastayı aşağılayan mı, iten kakanı mı, hepsi var maalesef… Oysaki biz toplum olarak “yaşayan tarihlerimiz” dediğimiz yaşlılarımızı başımızın üstünde taşırız.

Sözde genel kanı bu…

Ancak özellikle pandemi sürecinde ne yazık ki bu sınavı veremedik.

Halbuki biz böyle bir toplum değildik. Gözü budağından esirgemeyen, sözüm ona hiç bir şeyden korkmayan bir toplumduk. Ama bu süreçte ortaya çıktı ki, ölüm korkusu bize her şeyi yaptırabiliyormuş.

Yüzümüze maske geçiren koronavirüs aslında, maskemizi indirdi diyebiliriz buna. Maskemiz düşünce “bencilliğimiz” göründü. Oysa, inanan insanlar ölümün hak ve doğal bir süreç olduğunu, yaşlılara ise hürmet edilmesi gerektiğini bilir.

O nedenle ne bu “bencillik” ne de sayısı artan “yalnız ölümler” bu topluma hiç yakışmıyor. Son sözüm; hastalıktan ve hastalardan kaçıp sözümona kendini koruyanlara: Ne var yani, “EN FAZLA ÖLÜRSÜNÜZ…” Bari arkanızda insanlığınızı bırakın.

Rasim Arı ve istifa…

RASİM Arı…

Son dönemlerde siyaset arenasında en çok adından söz edilen isim.

Yani üç gün öncesine kadar Nevşehir Belediye Başkanlığı yapan “genç” siyasetçi!

‘Dilin kemiği yok’ derler ya, işte o kemiksiz dil her insanın başına bela oluyor. Ancak Rasim  Arı’nın dilinden ziyade başka işlerin kurbanı olduğu dillendiriliyor.

Yani sırf “sağlık sorunlarından” dolayı istifa etmedi. İstifa ettirildi. Siyasette istifanın adı, “sağlık sorunları” olur, “Görülen lüzüm üzerine” olur…

Yani en nezaketlisinden istifa metni bu gerekçelere dayanır. Benim bu istifa işlerine pek aklım ermez.

Zamanın behrinde Niğde Belediye Başkanlığı görevinde bulunan yine AK Partili Faruk Akdoğan da  istifa ettirilmişti. İstifa konusu uzun süre Niğde’de konuşulmuştu.

Şimdi Rasim Arı da aynı kaderi yaşadı. Ama; bu siyasiler birilerinin “radarlarına” takılanlardır, peki hali hazırda aynı yolda yürüyenlere ne olacak?

Onların istifaları alınacak mı?

İsim mi istiyorsunuz? Rasim Arı ve Faruk Akdoğan’ın istifasını alanlar o isimleri benden daha iyi biliyorlar. Belki gün gelir onlar da radara takılabilirler…

Metin Kösedağ
Metin Kösedağ son yazıları (Hepsini Gör)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa Dön!