Orta Doğu ülkesi değiliz ama…

Bize göre Türkiye, Orta Doğu ülkelerine göre ileri derecede bir medeniyete sahip.

Doğruluk payı var ama yüzde yüz doğru olmadığını da ifade etmek gerekir.

Bir kere bu yargıda bulunmak için “Türkiye Orta Doğu ülkesi midir, değil midir?” tartışmasına net yanıt vermek gerekiyor.

Bana göre değildir ama Batı’ya göre bunu destekleyecek bazı argümanlar bulunuyor.

Arama motoruna Orta Doğu ülkeleri hangileridir, diye yazdığınızda bile bazı internet sitelerinde Türkiye’nin Orta Doğu ülkeleri arasında sayıldığını görebiliyorsunuz en basitinden.

Ama yine söylüyorum, Türkiye Orta Doğu ülkesi değildir. Ama..

Ama beğenmediğimiz, her fırsat bulduğumuzda “gerici” rejimini eleştirdiğimiz İran kendi aşısı; Coviran Bereket’i Nisan sonunda vatandaşına uygulamayı başladı.

Biz ise muasır medeniyetler seviyesini kendine ölçüt olarak belirlemiş bir ülke olarak aşımızı halâ uygulamaya alamadık. Neden?

Evet, aşı çalışmaları oldukça uzun süren, meşakkatli çalışmalar. O halde, bu durumu vatandaştan daha iyi bilen yetkililer neden yerli aşıyla ilgili beklenti oluşturdu?

Bir başka ülke Mısır. Mısır‘da bir gazeteci çıkıyor, İbni Haldun‘un “Tarihin bir görünen bir de görünmeyen tarafı vardır.” sözüne atıfta bulunarak, Sedat Peker videoları üzerinden Türkiye ve ülkenin geleceğine dair çıkarımlarda bulunuyor.

Bize göre Mısır’ın piramitleri var, başkaca da bir şeyi yok.

Bir başka Orta Doğu ülkesi de Cezayir.

Dün gazetemizin manşetinde, “Ne Oluyor Bize?” diye sorduk.

Geçen bir hafta içerisinde, “huzur şehri” dediğimiz Kayseri’de 3 silahlı olay meydana geldi.

Biz de haberimizde bir haftada meydana gelen bu üç silahlı olay üzerinden, toplum cinnet mi getiriyor, silaha ulaşmak kolay mı sorularını sorduk.

Erciyes Üniversitesi Psikolojik Danışma Merkezi (ERREM) Müdürü Dr. Mustafa Atak‘tan da olayın toplumsal psikoloji tarafına dair görüş istedik.

Mustafa Hoca bize yaptığı açıklamada, özellikle erkeklerde bireysel silahlanmanın artışına değindi.

Öte yandan Umut Vakfı’nın 2015 ve 2020 yılları arasını kapsayan, yerel ve ulusal gazetelerdeki üçüncü sayfalarından derlediği istatistiklere yer verdik. Buna göre son 5 yılda silahlı olaylar Türkiye’de yüzde 69, Kayseri’de ise yüzde 59.09 oranında artış göstermiş.

Haberi merak edenler www.kayserianadoluhaber.com adlı internet sitemizden ‘Ne Oluyor Bize?’ başlıklarını aratıp detaylı inceleyebilirler.

Kayseri’de yaşayan Cezayirli bir İngilizce Hocam var. İşte o Hocam haberi görüp bana ulaştı. Meğer haberde sözünü ettiğim bir hafta içerisinde meydana gelen olaylardan biri onun oturduğu apartmanda meydana gelmiş.

Adamcağız şaşkın biçimde diyor ki; “Cezayir’de silaha ulaşmak çok zor. Her yerde silah mağazaları bulunmuyor. Silah almak için bir sürü lisans istiyorlar. Avcı olmak için bile silah almak çok zor. Türkiye’de böyle bir olay nasıl olur? Biz, Kayseri’nin güvenli olduğunu düşünüyorduk.”

Alın size üç farklı örnek; İran, Mısır, Cezayir.

Ve biz Orta Doğu ülkesi olmadığımızı söylüyoruz.

Bana göre yine de Orta Doğu ülkesi değiliz. Ama işte “ama”sı var…

Latest posts by Selma Kara (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa Dön!